Ateş geçidi sevda Beni çağırıyor Gitmez miydim Gücüm yetseydi Yalnızlığın isyanı tükenseydi Sessizlik fırtınayla yarışsaydı Sesim sesine kavuşurdu Gitmek inadına Yorulur muydum Hasret adımlarını Yolunda...
Dalıp dalıp gittiğim hayalinde üşüyor Belki bir kış baharla beklerim seni desen Gecenin siyah hüznü gözlerime düşüyor Mutlu bir düş sabahı beklerim seni desen Gitti...
Ne farkım kaldı Şu viran şehrin kalıntılarından Esrimişliğim, hasretinle yanmışlığım Her kaldırım taşlarında yıkılmışlığım Adımlar sokaklarını eskimiş hatıralar Bu harab şehir'le yakınlığım var Hatırla! yağmurlarım...
Oylum oylum sevgi akar sözünden Zeval olma iki cihan OZANIM Ay ile yıldızlar parlar gözünden Nurlanasın iki cihan OZANIM FEDAİ`sin sazın ile coşarsın El...
Murat güllerimi gönderdim sana En çaresiz anda umudun olsun Hayatın içinden gelen acına Mutlu güllerimin neşesi dolsun El bilmez sen seni seni senden bul Derdin...
İsteğim son arzum gül yüzün görmek Lale sümbül gülden bir demet vermek Halin hatrın sorup can sevgimi sermek Atılsam sarılsam can babacığım Meftun oldum...
Issız duyguların sessizliğini bilir misiniz? Şua misali karanlığı bölmek istedikçe Islanır, hırçınlaşır, isyanlara karışır sesim Ninemden kalma çeyiz sandığında kaybolur Epey zaman oldu tebessümüm dudaklarımda...
Farukane savaşını verdiğimiz yaşamın En çaresiz anımızda umut kovaladığımız Rastığı çekilen hüzün ve sevinçlerinden Gri sevgi ağırlığında hafifleyen ruhumuzdan Ürkek sevda işte kaçtı yuvasından...
Asılı kalan umutlarım koptu kopacak Hayatın pamuk ipliğinden Mutluluk daha şimdi buradaydı be usta Eriyen zamanlar mı sobeledi Tutunmak istedikçe umutlara titredi ellerim Tınmadık...
Gurbete düşen gül goncasıydın Güneş doğmak için Uyanmanı beklerdi sanki Bulutların ardından Bir saçların vardı, saçların Dalgaları, en güzel şarkılarını söylerken Meltem esintileri Kendinden geçerdi...
Cennetime merhaba Güllerimin gülüşü Aşkın heyecanıyla Üstüme dökülüşü Sanki muştuya benzer Canı canandan gelen! Eşi bulunmaz anzer Adına sevda denen! Güneşe goncalanır Bülbülle fısıldaşır! Alevli...
Nefesime asılan hayat kırıntısında Karanlığa ak bir örtü örtercesine Kışları baharla nişanlarcasına Güneşin basamaklarında Umuda tırmanışın oldum Karıştı adlarımız Ölümün hayata uyanışı oldu Sevda ateşinde...
Eli boş döndüm Çaldığım umut kapılarından Çarem sabrını tüketti Acılar bilendikçe hummaya döndüm Korkularım hurdahaş Ölmeden yaşamdan yitiyorum Bakışlarımın bellediği inzivada Ne hayallerim kaldı bana...